Çocuk gelişimi, bebek gelişimi, çocuk beslenmesi, okul öncesi eğitim > Çocuk Eğitimi ve Ruh Sağlığı > Çocukla iletişim

Çocukla iletişim

ÇOCUKLA İLETİŞİM

Mİletişim; iletiyi gönderen ve alan arasında oluşturulan bir alış veriş ilişkisi içinde paylaşılan, ortaklaşa yararlanım ile oluşan bir süreçtir.(Williams,C.R. 1979). Kısaca iletişim, iki kişi arasında birbirine ilişkin mesaj alış verişidir (Kuzgun, Y.1999).
 İletişim sürecinde bir sözcüğün anlaşılabilmesi için
A. Algılanması,
B. İletiyi gönderen ile alanın bu sözcüğe aynı anlamı vermesi,
C. İletinin ortak yaşantı alanına girmesi gerekmektedir.(Can, H.1997).
Çocuklar ve ergenler iletilerinin çoğunu bireysel olarak kodladıkları için onları anlamak zordur.Öğretmenlerin yalnızca öğrenciden gelen kodlara cevap vermesi öğrencilerde anlaşılamadıkları iletisini verir, bu da öğretmen öğrenci ilişkisini kötüye götürür.

 

KODLU İLETİ                                                                  ÖĞRENCİNİN DUYUMSADIKLARI
Bugün beden eğitimi dersine girmeye                                    Basketbol takımına seçilememe korkusu
zorunlu muyum?
Bu şey çok zor, anlayamıyorum.                                          Ev ödevlerinin çokluğunda bunalma.
Burak kendini beğenmişin kibirlinin teki.                               Reddedilme ya da sevilmeme.
Boğazım ağrıyor ben okumasam öğretmenim.                       Alay edilme korkusu (Gordon, T.1993).

 

Öğretmenlerin öğrencilerin iletilerini doğru bir şekilde anlamaları ve onlara yardım edebilmeleri için etkin dinleme yöntemini kullanmaları gerekmektedir.Etkin dinlemenin amacı, çocuğa derin anlayış ve kabul duygusunu iletmektir.Etkin dinleme, dünyaya çocuğun gözleriyle bakmayı ve onun anlaşıldığını iletmeyi gerektirir.Bir başka deyişle, etkin dinlemenin temelinde `empati` yatar, çünkü, empati, diğerinin duygularını, duygularının yoğunluğunu anlama ve algılama ve bunu iletme yeteneğidir. (Kuzgun,Y.1999).

 

Öğretmenlerin öğrencilere vermiş olduğu tepkilere bakacak olursak;

Ayşe (ağlayarak) : `Ahmet bütün oyuncakları aldı, bana bir şey vermiyor`.
I. Tepki : Sende başka bir şey ile oyna. (Kapalı tepki.Öğüt veriyor ve çocuğun    hislerini reddediyor).
II. Tepki : Bu Ahmet`te çok bencil, ona paylaşmasını söyleyeyim.(Kapalı tepki. Ayşe`yi duymuyor ve Ahmet`e yöneliyor).
III. Tepki : Canın sıkılıyor ama sıkılmasın.Dün de sen ona aynı şeyi yapmıştın.(Kapalı tepki.Ayşe`nin hisselerini yargılıyor ve onu suçluyor).
IV. Tepki  :  Çok üzgün ve kızgınsın.Çünkü Ahmet oyuncakları seninle paylaşmıyor. (Açık Tepki.Hisleri ve durumu tam ve doğru yansıtıyor).,

 

Etkin dinleme için;
 Öğretmen, öğrencinin kendi sorunlarını çözebileceğine içten inanmalı,
 Öğretmen, öğrencinin duygu ve düşüncelerine saygı gösterip kabul etmeli,
 Öğretmen, duyguların genelde geçici ve anlık olduğunu bilmeli,
 Öğretmen, öğrenciye sorunlarında yardımcı olmayı istemeli ve bunun için zaman ayırmalı,
 Öğretmen sorunu olan her öğrenci ile birlikte olmalı ama kendi kimliğini korumalı,
 Öğretmenler, öğrencilerin sorunlarını paylaşmak ve konuşmaya başlamak için zorlanabileceklerini bilmelidir.
 Öğretmenler, öğrencilerin sorunlarının gizliliğine saygı duymalıdır (Gordon, T.1993).

 

Etkin dinlemeye örnek verecek olursak;
Çocuk : Okuldan nefret ediyorum.Keşke okula gitmek zorunda olmasaydım
Öğretmen : İşlerin yolunda gitmediği görülüyor.Başka şeyler yapmak istiyorsun.(Etkin dinleme,Empati).
Çocuk : Evet.Yapmamız gereken tüm ödevlerden nefret ediyorum.
Öğretmen : Çok ödevin var ve bu seni yıldırıyor.(Etkin dinleme, Empati).

 

* * *

Çocuk : Bunları niye yapmak zorunda olduğumuzu anlamıyorum.
Öğretmen : Bu ödevi sevmiyorsun.
Çocuk : Sözlülerden hoşlanmıyorum, nasıl olurda yazılı yapmıyorlar?
Öğretmen : Grup önünde konuşmaktansa yazmayı tercih ediyorsun.
Çocuk : Ben… ben, sınıf önünde konuşamıyorum.
Öğretmen : Kendini rahat hissetmediğin bir şeyi yapmaktansa yazmayı tercih ediyorsun.
Çocuk : Evet, çünkü grup önünde ne zaman konuşsam rezil oluyorum.
Öğretmen : Sana yardım etmek için ne yapabilirim?
Çocuk : Belki ödevimi dinleyebilirsin(Kuzgun, Y.1999).

 

Çocukla iletişimde önemli olan bir diğer faktörde `Sorunun Kimde Olduğudur`. Öğrencilerin yapmış oldukları davranışların bizim için ne kadar sorun teşkil ettiği yapılan davranışı kabul derecemize bağlı olarak değişmektedir.

 

    Kabul edilebilir
        davranışlar

 

(Öğrencinin sessizce ödev yapması)

 

     Kabul edilemez
        davranışlar

(Öğrencilerin birbirlerine şiddet uygulaması)
   

 Kabul çizgisini etkileyen faktörlere baktığımızda; BİZ: İçinde bulunduğumuz durum, yaşadığımız duygular, KARŞI TARAF : Yaşı, cinsiyeti, bize olan benzerliği, yakınlığı ve ÇEVRE bulunmaktadır.

 

 Karşılıklı kabulün yaşandığı ilişkilerde; açıklık, önemsenmek, birbirine gereksinim duymak, birbirinde farklı davranmak, gereksinimleri karşılıklı olarak giderebilmek vardır.

 

Öğrencilerin yapmış oldukları davranışları ne kadar kabul edebiliyoruz? Kabul çizgimiz zamana, yere ve öğrenciye göre değişip değişmediğini düşündükten sonra sorunun kimde olduğunu tespit etmeliyiz.Kabul penceresinde dikdörtgenin alt bölgesindeki kabul edilemez alanı öğretmenin ihtiyaçlarına yanıt vermeyen davranışları içeren bölgedir.Bu davranışlar öğretmende sorun oluşturur (Gordon, T.1993).

 Aşağıdaki araştırmalara bakacak olursak:

 

Öğrencinin oynayacak arkadaşı olmadığı için ağlaması.         SORUN ÖĞRENCİNİN
 Öğrencinin ders esnasında kalkıp sınıfta dolaşması.        SORUNÖĞRETMENİN
Öğrencinin fazla şişman olduğu için ağlaması.     ……………………………………
Öğrencinin ders çalışmaması.       ……………………………………
Öğrencinin arkadaşı tarafından reddedilmesi.     ……………………………………
Öğretmen ders anlatırken bir öğrencinin sürekli öğretmenin sözünü kesmesi……………..   

 

Öğrencilerle yaşanan problemlerde onların duygu ve düşüncelerini, anladığımızı belirtmeliyiz.Bunun için öğrenciyle kurduğumuz iletişim tekniği çok önemlidir. Konuşmalarımızda `SEN DİLİ` ni kullanıyorsak;
1. Öğrenciyi suçlama, değerlendirme ve eleştirme vardır.
2. Suçlanan öğrenci haksızda olsa savunmaya geçer.
3. Sağlıklı iletişim kurulamayacağından problem çözülemez,
4. Duygularımızı anlatmaz ve davranış değişikliği meydana gelmez.

 

Eğer öğrencilerle kurduğumuz ilişkilerde `BEN DİLİ` ni kullanırsak;
1. Öğrencinin kendine odaklaşmasını sağlar,
2. Davranış değil sonuçların öne çıkmasını sağlar,
3. Olumsuz bir değerlendirme içermez,
4. İletişimi zedelemez,
5. Davranış değiştirme olasılığı yüksektir.
6. Duygular paylaşılacağı için duyulma olasılığı fazladır.
7. Bencil olmamayı öğretir.

Ben dili kullanılırken; sorun yaratan davranışın tanımlanması ( MÜZİĞİN SESİNİ BU KADAR AÇTIĞINDA),
Davranışın bizim üzerimizdeki somut etkisi (OKUDUĞUMU ANLAYAMIYORUM), Davranışın bizde oluşturduğu duygu (SİNİRLENİYORUM).

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim 15 günlük hava durumu İstanbul'da Gezilecek Yerler kadın sitesi