Çocuk gelişimi, bebek gelişimi, çocuk beslenmesi, okul öncesi eğitim > Çocuk Eğitimi ve Ruh Sağlığı > Yeni kardeşe hazırlık

Yeni kardeşe hazırlık

Yeni Kardeşe Hazırlık

Çocuklar en zor dönemlerini kardeşleri doğduğunda yaşarlar: çocuklar için en önemli varlık olan anneyi paylaşmak ve onu yitirmek endişesi taşırlar. Bu duygular çocukta; annenin, gebeliğinin son aylarında yorgun olup kendisi ile eskisi gibi ilgilenememesi ile başlar. Ebeveynlerin kardeş kıskançlığını en aza indirmek noktaları şu şekilde açıklayabiliriz :

  • Çocuğu yeni gelen kardeş için hazırlamak, onu bu konuda bilgilendirmek çok önemlidir
    ·Eğer çevrede varsa yeni doğmuş diğer bebekleri çocuğa göstermek, ileride evde nasıl birşeyle karşılaşacağı hakkında fikri olmasını sağlamak gerekir.
    ·Bebek doğmadan, büyük çocuğa bebeğin gelmesiyle annenin ona karşı hissettiklerinde hiçbir azalma olmayacağını anlatmalı ve bebek doğduktan sonra da tutarlı bir şekilde çocukla özel olarak ilgilenmelidir.
    ·Anne bütün çocuklarla ayrı ayrı zaman geçirmelidir.
    ·Anne kardeşin bakımını yaparken baba da çocukla ilgilenlidir.
    ·Büyük çocuktan kardeşinin bakımı için yardım isteyerek onun aile için ne kadar önemli olduğunu hissettirmeli, bebekle arasında bir bağ oluşmasına yardımcı olunmalıdır.
    ·Ona her zamanki gibi davranın;ilgi çekmek için çocukça davranışlar -ağlayarak istediğini elde etmek gibi- da bulunursa buna tepki vererek bu davranışı takviye etmeyin.
    ·Kardeşlere eşit şekilde davranmaya çalışmak yerine onlara ayrı ayrı kendi özelliklerine gore davranın, önemli olan eşitlikten çok adalet duygusudur.
    ·Çocuğu bebeğin gelişine hazırlamak için oynayabileceği bir kardeşi olacağını söylemek her zaman kıskançlığı gidermez, aksine körükleyebilir. Küçük bir çocuk bu olayın hayatına getireceği değişiklikleri algılayacak kadar olgunlaşmış ve deneyimli değildir.

    Yeni doğan bebeğin kıskanılması bütün kardeşler arasında olur, önemli olan bu kıskançlığın büyümeden sevgiye dönüşmesi için uygun bir ortamın oluşturulmasıdır.

Büyük Çocuk

İlk çocuklar ebeveynlerin ilk deneyimleridir. Üstlerine düşülmüş, en çok özen gösterilmiş çocuklar olurlar; bundan dolayı da genelde ilk çocuktan çok şey beklenir. Anne baba çocuk yetiştirmeyi ilk çocukla öğrendiklerinden, deneyimsizliklerinden kaynaklanan birçok hatayı da ilk çocuk üstünde yaparlar. Doğduğunda ailenin bütün ilgisini ve sevgisini alan ve en çok yatırım yapılan çocuk oldukları için üstlerinde sürekli “doğru” çocuk olma baskısı vardır. Kardeşleri olduğunda ise kardeşlerine örnek olması  beklenir. Ailelerin en çok sorumluluk yükledikleri çocuklar olduğu için dünyaya daha ciddi bir gözle bakarlar.

İlk çocuklarda ortak bulunan özellikler:
·entellektüeldirler ve okul başarısı yüksektir,
·kendilerine güvenirler,
·lider ruhludurlar,
·sorumluluk sahibidirler,
·mükemmelliyetçi,
·düzenli,
·detaycı,

Doğduklarında ailenin ilgi odağı olan büyük çocuklar ilerki yaşlarda da ön planda olmayı severler. Hayatta önemli konumlara gelen insanların çoğu büyük kardeştir: uzaya gönderilen ilk 23 astranottan 21’i  büyük kardeştir.

Ortanca Çocuk

Ortanca çocuk  kendinin en az sevildiğini hisseden çocuktur her zaman. Kendini büyük kardeşi kadar önemli hissedemez ve küçük kardeşi kadar da sevildiğini bilemez; sürekli kendini  kanıtlama  çabası içine girer.

Eğer büyük kardeşi ile yarışacak kadar güçlü ve zeki ise böyle bir yarışa girebilir ya da arkadaşları ile sürekli rekabet halinde olabilir. Ortanca çocuk, ilk çocukla aynı cinsiyette ise kendine bir yer edinme mücadelesi daha fazla olacaktır.

Ana-babanın  birinci çocuklarına oranla daha tecrübeli oluşu onun için bir avantajdır. Kendisine ilk çocuktan daha ılımlı yaklaşıldığı için otorite ile bir problemi yoktur. İki kardeşin arasını idare eden arabulucu tiplerdir; insanlarla iletişimleri iyidir, politik olmayı bilirler.

Kimlik sorunu yaşadıkları için dış görünüşleri ile belirli bir kişilik yaratmaya çalışabilirler. Diğer kardeşlerden farklı olmak için kendilerini kanıtlama arayışındadırlar. Ortanca çocuklar genelde ilk çocukların tam zıttı olurlar:eğer ilk çocuk okulda başarılı ise , ortanca çocuk sporda başarılı olur. Yeterince önemsenmediklerini düşündükleri için dikkat çekmek amaçlı sinir krizleri geçirdikleri de görülür.

Ortanca çocuklarda ortak görülen özellikler
·esnek
·politik
·arabulucu
·cömert
·sosyal
·rakebetten hoşlanan

Ortanca çocuğun en büyük problemi değer verilmediği hissine kapılmaktır. Kimlik problemi yaşarlar: “En büyük kardeş en başarılımız, en küçük en sevilenimiz, peki ben neyim?”. Anne-babanın ona aile içinde en az diğer kardeşler kadar önemli bir yeri olduğunu hissetirmesi gerekir. Ona kendi düzeyine göre sorumluluklar verilmeli ve diğerleri kadar kişilikili olduğu vurgulanmalıdır.

Küçük Çocuk

Küçük çocuk ailenin en küçüğü olduğu için ailenin gözünde hep çocuk kalır. En çok şımartılan ve ilgi gösterilen küçük kardeş benmerkezci olma ve kendini diğer kardeşlerinin yanında yetersiz hissetme eğilimindedir.

Diğer kardeşlerle olan ilişkilerinden dolayı küçük kardeş daha sosyaldir. Kardeşlerinin kolaylıkla yapabildiği şeyleri  yapamaması  kendisini kardeşlerine göre zihinsel ve fiziksel olarak başarısız hisssetmesine yol açabilir. Bu duygular onu saldırgan veya kırgın yapabilir. Ebeveynler küçük çocuğa yapamayacağı sorumluluklar vermemeli ve onu büyük kardeşleri ile karşılaştırmamalı. Ayrıca küçük kardeşlerin bazı işleri yapmalarının sebebinin yaşından kaynaklandığını ona açıklamalıdırlar.

Küçük kardeşlerde bulunan bazı ortak özellikler:
·riski göze alır,
·sosyal faaliyetlerde sıkça bulunur,
·yaratıcıdır,
·fikir üretir,
·esprilidir.

Evde baskı altında olan küçük çocuk, ev dışında arkadaşlarına karşı baskılı olarak bu ezikliğini telafi etmeye çalışabilir. Baskı uzun süreli olduğu taktirde çocukta kalıcı bazı davranış bozukluklarına da sebep olabilir. Ailelerin büyük kardeşleri küçük kardeşlerine çok fazla baskı yapmamaları konusunda uyarması ve onların küçük kardeşi için ne kadar önemli olduklarını anlatması ileride doğacak problemleri engellemekte etkili olacaktır.

Rekabet

Kardeş rekabeti birden çok çocuğun olduğu ailelerin hemen hemen tümünde görülmektedir. İki kişi aynı aynı ödül için yarıştığı zaman rekabet kaçınılmaz olacaktır. Bu durumda söz konusu ödül, anne-babanın sevgisidir. Her çocuğa, sahip oldukları için ilgi ve beğeni göstererek, her bir çocukla düzenli olarak birlikte olarak zaman geçirmeye dikkat ederek, uygulama ve hakların eşdeğer olmasını sağlayarak ve ayırım yapmayarak, rekabeti en alt düzeye indirebilirsiniz. Iki çocuğunuza ne denli adil davranmaya çalışırsanız çalışın, rekabeti tamamen ortadan kaldırmanız olası değildir; en iyi kardeş ilişkilerinde bile rekabetin varlığı yadsınamaz.

Çocuklarınıza birer birey olarak davranmalısınız. Iki çocuk birbirinin tıpatıp aynısı olmadığına göre, iki çocuğa birbirinin tıpatıp aynısıymışcasına davranılamaz. Her birinin bireyselleştirilmiş sevgi, disiplin, eleştiri ve övgü yaklaşımına gereksinimi vardır. Çocuklarınızın farklılıklarını, karşılaşatırma ve değerlendirme yapmaksızın ortaya koyarsanız, çocuklar hem bireyselliklerini hem de tıpatıp aynı davranılmak yerine, farklı davranılmayı benimseyeceklerdir.

Hediye olsun, kucaklama olsun, çocuklarınıza vereceğiniz şeyin ortaya çıkarılmadan önce eşitlik açısından değerlendirilmesi gerekmez. Her çocuğun o anki gereksinimlerine göre hareket edin ve hediyeleri, çocuğun kardeşine ne alındığına göre değil, özel ilgi alanına göre seçin.

Her çocuğunuzla yalnız olarak ilgillenebileceğiniz zamanlar ayarlayın. Çocuklarınız dikkatiniz için her zaman rekabet etmek zorunda kalmazlarsa, kendilerini başka şeyler için de rekabet etmek zorunda hissetmezler.

Eşit miktarda dağıtılması gereken bir şey varsa o da sevgidir. Bu sevginizi gösterme şekliniz, her çocuk için farklı olsa da, miktarının aynı olması konusunda özenli davranmalısınız.

Evdeki rekabet ortamını ortadan kaldırmak için harcadığınız bütün çabalara rağmen, çocuklarınız, kimin ne aldığını önemsemeyecek olgunluğa gelene kadar elmalar, oldukça eşit dağıtılmak zorunda kalacaktır. Yaşları ilerledikçe daha büyük dilimi kimin yediği, kimin daha geç saate kadar ayakta kalabileceğinden, veya kimin sevdiği şov programının izleneceğinden daha az önemli bir konuma düşebilir.

Ancak bazı yöntemlerle bu çekişmeleri hafifletebilirsiniz. Eğer çocuklarınız devamlı olarak kimin daha büyük turta dilimini alacağı konusunda tartışıyorsa, ilk parçayı seçme hakkını sıraya koyun. Veya dilimleme işini sıraya koyun. Veya daha ileri yaştaki çocuklarda, her çocuk için haftalık kurabiye kotası koyun ve ara öğünlerde veya tatlı yeneceği zaman istedikleri kadar almalarına izin verin.

Kardeş Kavgaları

Benzer yaşlarda olan çocuklar birbirleri ile daha fazla beraberdirler, daha fazla yarışırlar ve sonuçta birbirleri ile daha fazla kavga etme eğilimindedirler. Ancak yaş farkı ne olursa olsun, çocuklar arasında belirli bir ölçüde çekişme normaldir. Küçük çekişmelerin büyük savaşlar haline gelmesini önlemekte ebeveynlere düşmektedir:

Çocuklarınızı birbirine yeğlememelisiniz. Onları karşılaştırmanız veya birini diğerinden üstün tutmanız sadece tepkiyi artırır, çatışmayı şiddetlendirir ve büyük olasılıkla ilişkilerinde ömür boyu süren sorunlar yaratır. Ikinci plana atılan çocukta, ileride kendine  güveninde azalma ve kardeşine karşı kıskançlık duyguları oluşabilir; kardeşi ile kavga etmeyi, anne-babası ile kavga etmekten daha güvenli buluyorsa, gerçekte anne-babasına duyduğu kızgınlığı kardeşine yöneltebilir. Tercih edilen çocuk için ise “en iyi” olmanın yükü anne babanın şişirilmiş beklentilerini gerçekleştirilme zorunluluğu, sıklıkla başarısızlık korkusuna yol açar

Kardeşine vurmanın, onu ısırmanın, tekmelemenin veya başka türlü fiziksel saldırılarda bulunmanın, kabul edilebilir olmadığını büyük kardeşe açıkça belirtin. Problemleri, yumruklar yerine kelimeler ve düşüncelerle çözmenin daha iyi sonuç verdiğini ona hatırlatın. Kardeşlerin birbirlerine olan kızgınlıklarını resim yaprak, sporla ya da birbirleri ile söz kavgası yaparak gidermesini sağlayın. Ama asıl amacınız kızgılıklarını kontrol etmesini sağlamak olmalı.( eğer evde fiziksel siddet var ise çocuklara birbirlerini dövmemesini söylemek tutarsız olur)

Eşinizi ne kadar sevip saysanız da devamlı olarak mükemmel bir uyum içinde yaşamak olanaksızdır. Her çift zaman zaman tartışır ve bu doğaldır. Ancak, çocuklarınızın önünde yakışıksız tartışmalara girmeyin. Onlar bu tartışmaların günlük tanıkları haline gelirlerse, kendileri de anlaşmazlıklarını aynı kötü örneğe dayanarak çözmeye çalışacaklardır. Eğer anne-babalarının, kötü sözler sarf etmeden, yumruk sallamadan, kapı çarpmadan tartışabildiklerini görürlerse, kardeşleri ile ilgili sorunlarını olgun bir şekilde çözmeyi öğreneceklerdir.

Çocuklara eşit davranmayın, adil davranın. Çocukları aynı kefeye koymak aralarında kıskançlığa yol açıcak ortamlar doğuracaktır. Çocuklarınız arasında karşılaştırma yapmayın. Karşılaştırma rekabeti artırır. Her çocuğun, zaman, destek, sevgi, eşya ve benzeri tüm gereksinimlerini sağlayarak, çocuklarınızın, sevginiz ve ilginiz için rekabet etme zorunluluğunu azaltın. Çocuklarınıza adil davranmanın, onlara tamamen eşit davranmak anlamına gelmediğini bilin.

Otorite her zaman ebebeynde olmalı. Kontrolu sağlamak için demokratik olmalısınız,eğer demokratik olmazsanız kontrol  sadece sizin varlığınız sırasında olur, sizin orada olmadığınız zamanlarda  var olan kurallar hiçe sayılır. Otoriteyi sağlamak için:

  • Kurallar koyun.Kurallar net, spesifik olmalı; bütün çocuklar için geçerli olmalı. Daha büyük  çocuk için daha sıkı kurallar koymanız gerekse de,  bunlar adil ve uygulanabilir olmalıdır.
    ·Sınırları açık bir şekilde belirleyin
    ·Tutarlı olun, böylece çocuk kendisinden tam olarak ne beklendğini bilir ve nerede nasıl davranacağını rahatlıkla öğrenir.
    ·Hergün uyguladığınız bir plan olsun ( her sabah kahvaltıdan sonra odsını toplamak gibi)

Kavga sırasında fiziksel bir zarar verilmedikçe kardeşler arasına girilmemeli, kendi kendilerine anlaşmaları sağlanmalı. 6 yaş altıdaki çocuklar sorunlarını çözmede bir büyüğün yardımına ihtiyaç duyabilirler.

Kardeşlerin birbirlerini sevmeleri gerektiğini vurgulamak  ters tepki yapar. Kendi hallerinde bıraktığınız sürece çocuklar birbirlerini zaten seveceklerdir.

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, tartışmayı, barışçı bir çözüme bulamıyorsanız, kavgaya sebep olan objeyi kaldırmak, obje yoksa kareşleri ayırmak genelde daha büyük bir kavga çıkmasını engeller. Ayrılan çocuklar ayrı ayrı fiziksel faliyetler vermek onların kızgınlıklarını atmalarına yardımcı olacaktır. bir şekilde çözün. Ortada belli bir eşya yoksa, çocukların sakinleşmeleri için ayrı tecrit cezası uygulayın.

Çocukların herşeylerini paylaşmalarını beklemeyin ve onları paylaşmadıkları zaman cezalandırmayın. Paylaşmayı teşvik edici oyunlar düzenleyerek paylaşmayı ve bir eşyayı ortak kullanmayı öğretmek çok daha faydalı olacaktır.

Kavga sırasında suçlamak yerine olayı nasıl düzeltebileceklerini göstermek gerekir.
Bazen çocuklar dikkat çekmek için, sıkıntıdan veya güç elde etmek için kavga edebilir. Çocuğun hangi amaçla kavga ettiğini öğrenmek  onunla nasıl başa çıkabilmenizde yardımcı olacaktır.

Birbirlerine nasıl davranmalarını istiyorsanız çocuklarınıza öyle davranın. Saygılı davranılan, iyilik ve özel yaşam haklarına saygı gösterilen çocukların, diğer kişilere, hatta ara sıra kardeşlerine de benzer şekilde davranma olasılığı daha yüksektir. Öte yandan sık sık zıddına gidilen ve eleştirilen çocuğun, kardeşlerine karşı aynı eleştirel ve zıtlaşıcı tutumu sergilemesi beklenebilir. Dayak yiyen çocukların, kardeşlerine düzenli olarak fiziksel şiddet uygulamaları olasıdır.

Çok sevseniz de, kardeş veya anne-baba gibi daima bir arada olduğunuz bir insan ile geçinmenin güç olduğunu ebeveynler olarak kabullenin. Zaman zaman kardeşi ile fikir ayrılıklarına düşmesinin, ona kızmasının hatta, bazen onu sevmediğini düşünecek kadar sinirlenmesinin kabul edilebilir durumlar olduğu konusunda güvence verin. Bütün şikayet ve duygularını objektif ve sevecen bir kulakla dinleyin. Olumsuz duygular bildiren sözel ve sanatsal ifadeleri baskılamayın. Yargılamadan dinlerseniz, çocuğunuz yalnızca kötü duygularından değil, aynı zamanda kardeşine kızması karışısında gösterceğiniz tepkinin korkusundan da kurtulur.

Büyük çocuğun kardeşi ile olan ilişkilerinde erişkin gibi davranmasını beklemenin haksızlık olduğunu kabul edin ve büyük olmanın ona birçok sorumluluğun yanı sıra yarar da getirdiğinden emin olun. Küçük çocuğa becerilerini geliştirme ve duygularını sözcüklerle ifade etme konusnda yardımcı olun. Büyük bir insan gibi davranırsa daha iyi sonuç alabileceğini gösterin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim 15 günlük hava durumu İstanbul'da Gezilecek Yerler kadın sitesi